12 Kasım 2012 Pazartesi

Dış Kaynak Kullanımı

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Dış Kaynak Kullanımını tercih eden firmaların sayısı hızla artıyor, pazar büyüyor. Stratejik olarak bu açılımı tercih eden firmalar ana iş alanlarına odaklanıyor; destek faaliyetlerinde "İş Ortaklarının" uzmanlığından yararlanarak etkinlik ve verimliliklerini arttırmayı hedefliyor.

Çeşitli platformlarda Dış Kaynak Kullanımı'nın faydaları üzerine kaynaklara ulaşmak mümkün iken süreçte yaşanmış kötü tecrübeler ve yapılan hatalar perde arkasında kalıyor. Oysa yaşanmış tecrübeleri incelemek ve hataladan ders çıkarmak; Dış Kaynak Kullanımını daha güçlü bir yönetsel araç olarak bizlere sunacaktır. Pazarın büyümesi ve sürecin etkin kullanımının Türk firmalarının uluslararası arenada başarısını arttıracağına inanıyorum.

Yapılan araştırma, Dış Kaynak Kullanımı Sürecini 8 ana faktörün başarısızlığa sürüklediğini gösteriyor.

1- Hizmeti alan firmanın Dış Kaynak Kullanımı'ndan beklentilerini net belirleyememesi
2- Firmaların çıkarlarının, sürecin başında ortak olmakla birlikte, pazardaki hareketler sonucu değişen ihtiyaçlarla farklı yönlerde ilerlemesi
3- Hizmet sağlayıcının düşük performansı
4- Firmaların Kazan-Kazan ilişkisinden uzaklaşmaları
5- İlişkinin kötü yönetilmesi
6- Şirket kültürlerinin uyuşmaması
7- Zayıf İletişim
8- Hizmet Sağlayıcılar arasındaki rekabet

Referans:
What Causes Outsourcing Failures?
Kathleen Goolsby & F. Keaton Whitlow
http://www.outsourcing-best-practices.com/failures.html

12 Haziran 2012 Salı

Şirket Vizyon'u

Kurumsal olarak niteleyeceğimiz firmaların büyük bölümünde oluşturulmuş vizyon bulunsa da vizyonuna işlerlik kazandırabilen; çalışanların duygu ve düşüncelerine yerleştirebilen firmalar oldukça sayılıdır. Oysa liderlerin gündemindeki en önemli konu ortak vizyonu yaratmak ve çalışanları onun etrafında toplamak olmalıdır çünkü vizyon verdiği ilham ile motivasyonu sağlar, çalışanları hedefler doğrultusunda harekete geçirir.

Vizyonu yaratırken...

-Şirket çalışanların katılımı ile oluşturun; ortak payda ve idealleri dile getirin. Yönlendirmeyi CEO yapabilir, fakat çıktı birlikteliğin ürünü olmalıdır.

- Vizyonun belirsizlik, yeniden yapılanma dönemlerinde değil firmaların doğumunda veya başarılı iş sonuçları sonrasında geleceğe uzanırken yaratılması; vizyona pozitif enerji ve heyecan katacaktır.

- Önemli olan vizyonun tüm çalışanlar tarafında ezberden tekrar edilmesi değil; altındaki anlam ve ruhun tüm çalışanlar tarafından hissedilmesi ve bilinmesidir.

- Vizyonun liderler tarafından her seviyede kesintisiz iletişiminin yapılması; şirket içerisinde doğru ve etkin yayılımı sağlayacaktır.

- Vizyona yönelmek, başarı hikayelerinin yaratılarak vizyonu desteklenmesi ve başarının tüm ekiple paylaşımı ile mümkün olacaktır.

- İş Bölümlerinin, Şirket Vizyonu’nu destekleyen kendi vizyonlarını oluşturmaları farklı seviyelerde çalışan kişilerin ana vizyon ile ilişki kurmalarına ve kendi etki alanlarını fark etmelerine yardımcı olacaktır.

Hepsinden önemlisi; şirket liderlerinin vizyona olan inanç ve bağlılıkları, somut adımlar atmaları tüm çalışanları bir noktada toplayacaktır.

4 Ocak 2012 Çarşamba

Mobil Çalışanlar





Bilgisayarların gelişimi, Internet’in hayatımıza girişi ve telekomünikasyon dünyasındaki yenilikler şahit olduğumuz son büyük gelişmelerdi. Sonuçlarını küreselleşme, şirketlerde etkinlik ve verimlilik artışları, iş dünyasının hızındaki ivme, artan rekabet ve çalışanların yeniden konumlandırılması olarak birçok alanda görüyoruz.

Bu gelişmeler doğrultusunda mobilite, son yıllarda çalışanların yaşamlarına damgasını vuran en büyük değişimlerden oldu. IDC’nin yayınlamış olduğu son rapor (Worldwide Mobile Worker Population 2007 – 2011) değişimi çarpıcı sonuçları ile ortaya koyuyor. Derecesi ve kapsamı değişmekle birlikte günümüzün profesyonelleri artan bir hızla sabit çalışma ortamını terk ederek hareket halinde mekan ve zaman bağımsız çalışma modeline geçiyor.

Mobilitenin kapsamı; ofis/kampüs içi veya kıtalar arası olabileceği gibi sınırlı veya tamamen olarak nitelendirebileceğimiz değişen derecelerde hızla artıyor. Araştırmanın ortaya koyduğun sonuçlara göre dünyadaki işgücünün %24.8’i kendini mobil olarak konumlamış ve bu oranın 2011 yılında %30.4’e ulaşması bekleniyor. Tahmin edileceği gibi teknolojiyi geliştiren ve hızla uygulamaya geçen öncü ülkelerde mobilite oranları dünyanın geri kalanı ile kıyaslandığında oldukça yüksek (örneğin Amerika’da %68 iken diğer ülkelerin oranı %6 seviyelerinde).

Araştırma iş gücündeki mobiliteyi etkileyen faktörleri detaylı biçimde inceliyor. Bu faktörlere özet olarak baktığımızda aşağıdaki başlıkların öne çıktığını görüyoruz.

Dünyadaki Ekonomik Büyüme: Ekonomik faktörler şirketlerin mobiliteyi sağlayan altyapı, cihazlar ve hizmetlere harcadıkları fonlar üzerinde belirleyici olarak büyüme oranlarını doğrudan etkiliyor.

Küreselleşme: Çok Uluslu Şirketlerin sahneye çıkışı ve operasyonlarının ülkeler/kıtalar arasında genişlemesi iletişim ihtiyacını arttırarak özellikle yönetici ve danışman konumundaki profesyonelleri ofis dışına itiyor.

Mobil Cihazlar: Teknolojideki gelişmelere paralel piyasa sunulan farklı fonksiyonlara ve güçlü işlemcilere sahip cihazlar profesyonellere mobilite imkanı sağlıyor.

Kablosuz İletişim: 3G, EDGE, WiFi ve farklı kablosuz iletişim teknolojileri ve bunların tek bir cihazda birleşerek kitlelere ulaşması mobiliteyi ayrıcalıklı bir kesimin değil kitlelerin kullanımına sunuyor.

Pazardaki Rekabet: Şirketlerin kendi pazarlarındaki rekabetin derecesi; müşterilerine, tedarikçilerine ve iş ortaklarına hızlı tepki verme baskısı şirketlerin kadrolarını hızla mobilize etme ihtiyacını beraberinde getirmekte.

Yakınsama: Şirketlerin ses ve veri iletişiminde ağlarını IP tabanlı teknolojilere yükseltmeleri buna paralel bilişim sistemleri ile entegrasyonu sağlamaları; şirketlere çalışanlarına mobil olma, işlerini farklı süreç ve kanallardan yürütme olanağını sağlamakta.

Teknolojideki gelişmeler ve oluşan kabiliyetlerin iş süreçlerine yansımaları yeni iş alanlarını da beraberinde getiriyor. Türkiye’de de yakın gelecekte Katma Değerli ürünlere olan talebin hızla artışını göreceğiz.